22 Nisan 2007 Pazar

VEFA:BİR SEMT,BİR LİSE,BİR MARKA....YA BAŞKA..

MERHABALAR...
bugunkü yazımda vefadan bahsetmek istiyorum.vefa semtinden değil,vefa lisesinden hiç değil,peki ya bozamı oda değil..peki ne o zaman. bu kelimenin gercek manasından,o unuttuğumuz anlamından bir iki kelam etmeye calışacağım...
vefa sozlukte sevgi bağlılığı diye geciyo,vefalı da sevgisinden gecmeyen...ama biz karsımızdakine beslediğimiz sevgiyi yitirmemekle vefalı olabiliyormuyuz orası tartışılır...
Biz vefadan zaman zaman içimizde hiç tukenmedi dediğimiz o sevginin zaman zaman çeşitli vesilelerle gosterilmesini anlıyoruz.bunu yapana yani içimde dediği sevgiyi çeşitli vesilelerle gosterene de vefalı diyoruz....
Biz ne kadar vefalıyız acaba.sozluğe gore içimzde bir cok kişiye bitmez tukenmez bir sevgi oldugu için çok vefalıyız.ama bizim anladığımız mana da nekadar vefalıyız.sevdiklerimize onları sevdiğimizi gostermek adına neler yapıyoruz.kac kişi bizim için cok vefalı diyor.bizim için vefasız diyenler vefalı diyenler yanında az mı cok mu...
evet içimizde beslediğimiz sevgiyi karşımızdakine belirtmedikce hiç manası yok diye düşünüyorum.onun için bizim anladığımız manada vefalı olmayı önemsiyorum...
geçmişe dönüp baktığımda vefalı olmak adına caktırmadan cok şeyler yaptığımı görüyorum.aslında sizde gecmişinizi titiz bir calışmayla inceleseniz sevdikleriniz için ne büyük fedekarlıklar yaptığınızı bu fedakarlık yada işlevlerinizle vefalı adam sıfatını bi cok kez kazandığınızı goreceksiniz.
ama bugun....
cok sevdiginiz veyahut sizi cok seven,sizin için cok degerli olan birisine sevginizi gostermek adına yaptığınız şey en son ne kadar zaman onceydi..
aklınıza sizin için çok değerli olan biçok isim geliyodur şimdi en son seneler once sevginizi onlara gösterdiğiniz...hasılı bizim manada vefasızlık ettiğinizi düşündüğünüz bir çok isim...
bence o isimlere karşı vefalı olmak adına cok gec sayılamaz.
gercekten sevdiklerimiz için bişeler yapmalıyız.onlara içimde beslediğimiz sevgiyi gostermek adına bişeler yapmalıyız...
dun yıllar once bizim için cok şeyler yapmış bir hocamızı andık.ve ona sevgimizi gostermek adına bişeler yapalım dedik değerli dostum hüseyinle..
Hüseyin Türkiye'nin meşhur pantograflarından.mesleği babasından devraldı.bir çoğumuzun vitrinin en guzel yerine koyduğu zedelerim diye tozunu bile buyuk bir titizlikle aldığı plaket,şilt işlerinde bir numara..
Huseyinle kararlaştırdık.bizim için cok değerli olan,içimizde emsalsiz sevgi beslediğimiz bir hocamıza sevgimizi gosterme adına bir organizasyon yapıcaz.vefalı olmaya calışıcaz yani bizim tabirimizle..tabi cokta gec kalmadıysak..........

21 Nisan 2007 Cumartesi

TAKSİME NİYET SARAYBURNU'NA KISMET

Merhabalar.
bugun gezmek,baharın tadını doyasıya cıkarmak adına güzel bir gündü.bende öyle yaptım.kadim dostum fatih'le bir bahar gezintisi yapmak için beşiktaşta buluştuk.taksime cıkmak daha dogrusu eskilerin cok kullandıgı ifade "istiklale cıkmak"tı niyetimiz ama bir anda bugunumuzu nostaljik bir tarih turuna ayıralım dedik,tarihi yarımadada keşiflerde bulunma fikrinde mutabık kaldık.
tarihi mekanlar baharın bu gunesli gununde bir başka guzel.farklı farklı milletlerden olan insanların mekanlarımıza olan ilgisini gordukce insanın daha bir sahip cıkası, daha bir değer versi geliyor tarihi değerlerine.Yabancıların hayranlıkla seyrettiği tarihi guzelliklerimize sahip cıkmak fırsat buldukca onları ziyaret etmek gerekli diye dusunuyorum..
Tarihi yarımada bugunderde bir başka guzel.sadece tarihi yarım ada değil şehrin bi çok noktasında bambaşka bir guzellik var..İstanbul'da laleler actı.şehrin guzelliğine bambaşka bir güzellik kattı laleler.Asaletin simgesi lale asil şehrimize bir başka yakıştı.hele hele sultan ahmet meydanına bambaska bir guzellik katmıslar..
bayezıd ta sahafları gezdik.fatih sahaflar carşısında bizim sahaf dediğimiz hiç bir yerde bulunmayan eski kitapları satan içerisi tozlu kitaplarla dolu kitapların arasında kedilerin dolaştığı dükkanlar gormek istedi ama olmadı.sahafların birtek adı kalmıştı..
kapalı carşıda osmanlı padişahlarına ait devlet nişanlarının oldugu vitrinde aklım hala.devlet nişanlarının o heybetli duruşu bambaşkaydı.Padişahların yakasında daha bi başka duruyordu kimbilir.ermeni bir kuyumcunun dükkanında fiatına 6000 dolar dediği devlet nişanı kim bilir kaç padişah tarafından kullanılmıştı.şimdi ise antika meraklısı zengin müşterisini bekliyor vitrindeki köşesinde...
evet fırsat buldukca gitmek lazım tarihi yarımadaya,gezmek lazım her sokağını,tarihe ve tarihi değerlere sahip cıkmak lazım..
ben bir kerre daha sizlerde bir fırsatı bulun bir gününüzü tarihi yarım adaya ayırın derim.
rengarenk lalelerin sultanahmet meydanındaki gösterisini izleyin derim.....

20 Nisan 2007 Cuma

başlarken onunla başlamak...

merhabalar.blog dunyasına bizlerde bu yazıyla giriş yaptık.ümidimiz hergun düşüncelermizi sizlerle paylaşmak..
bugun bu blog a ilk yazım.ve bu yazımı 571 yılında bugunde dunyamızı şerflendiren hz.peygamberimize ithaf etmek istiyorum.ona iyi ki dogmussun demek için.
"insanlığın sorunlarının üst üste yığılarak neredeyse çözülemez bir noktaya ulaştığı günümüzde Hz.Muhammed e herzamankinden daha fazla muhtacız.Eğer o aramızda olsaydı bütün bu sorunları oturup bir fincan kahve içme rahatlığı içinde çözerdi"diyor Bernard Shaw.ne guzelde ifade ediyor bizim içimizden gecenleri.sahi hergun nekadar da cok olayla karşılaşıyoruz karanlık diyebileceğimiz ve bir aydınlık gelsede bu karanlıkları aydınlatssa dediğimiz.
Bu gun onu herzamankinden daha fazla anlamaya ihtiyacımız var.bize bıraktıklarıyla evelallah cok işler başarılır.ama onu anlamak onu tanımak onun yolunun yolcusu olmak cok ozel bir şey bugun için.
ben bir kerre daha Hz.peygamberimizin dogdugu bu gunde onu anlamamız gerektigini soyluyor aydınlıgın anahtarınında onun getirdiklerinde oldugunu ifade ediyorum.
bir kerre daha iyiki doğmussun peygamberim diyorum.sana layık ümmet olmamız temennisiyle...